Ebeveynler İçin Mutluluk

Ebeveynler İçin Mutluluk

Geçen gün ebeveynlerle ilgili araştırma yaparken Tedtalks’taki konuşmalara bakıyordum. Jennifer Senior’un ‘Ebeveynler İçin Mutluluk Çok Yüksek Bir Çıta’ konuşmasını dinlerken bir yandan da yazmaya başladım. Bizler ebeveynler olarak o kadar çok yükü sırtımıza yüklenmişiz ki belki de bazılarını bırakmamız gerekiyor. Üzerine çalıştığımız bir senaryo olmadığından odağımızı içimizden dışarı çevirerek başka ebeveynlere, başka çocuklara bakıyoruz. Ebeveynler olarak yeni bir çığır açarak çocuğumuzu nasıl çevre dostu, glutenden uzak, hastalıktan uzak yetiştireceğiniz konusunda yol gösterici kitaplar ve eğitimlere daha çok emek, zaman, para harcıyoruz.  Evde tek dil konuşulsa bile çocuğun birkaç dil konuşabilmesi için büyük bir çabamız var. Ekonomik algısı yüksek, aklı bilime çalışan ve yogada usta olacak çocuklar yetiştirmemize rehberlik eden kitapları önce bizler okuyoruz sonra da çocuklarımızın okuduklarımız gibi olmasını istiyoruz. Hatta yeni yürümeye başlayan çocuklar için bile birçok seçenek mevcut. Oysa bizim çocukluğumuzda bu seçenekler çocuğun bakımı ile sınırlıydı. Şu anki sınırsız seçenek arasında kafamız karışmış durumda.

Bu aslında biraz ürkütücü diyor ‘Jennifer Senior’ ve şöyle devam ediyor:

Bu aslında çocuklara bir yardım etme yöntemi değil bu büyük bir endişeyi işaret ediyor… Bir de ‘Neden birçok anne ve baba ebeveynliği bir tür kriz olarak yaşıyorlar? sorusunu soruyor.

Ebeveynlerle ilgili ‘kriz’ kelimesi güçlü bir kelime olsa bile bu konuda 1957 yılında yazılan bir makalede kullanılmış. ‘Kriz Olarak Ebeveynlik’ bu makaleden 55 yıl sonra bile ebeveynler, ebeveyn olmayanlara göre daha stresli diyor. Hatta 2018 yılında Matthew Killingsworth tarafından yapılan bir araştırmada şöyle bir sonuçla karşılaşılmış:

 ”Arkadaşlarınızla etkileşiminiz, eşinizle etkileşiminizden daha iyidir. Bu da diğer akrabalarınızla iletişiminizden daha iyidir ki bu da diğer tanıdıklarınızla iletişiminizden daha iyidir. Bu da ebeveynlerinizle iletişiminizden daha iyidir. Bu da çocuklarınızla iletişiminizden daha iyidir. Yani yabancılarla aynı değerdedirler.” 

Bu noktada asıl mesele çocuklar değil ebeveynler. Ebeveynliğin ne olması gerektiği ile ilgili bir bilgimiz yok, kafamız karışık. Ebeveynlik kelimesi ilk olarak 1970 yılında kullanılmaya başlanmış. Böylece anne ve baba rolleri değişince  çocukların da rolleri değişti. Herhangi bir durumda içimizde karşılığı olmayan durumlarda öfkeyle doğaçlama yapıyoruz. Ebeveynler öfke krizine böyle yakalanıyor.

Geçen yüzyıla kadar çocuklar tarlalarda, fabrikalarda işçi olarak çalıştırılıp ekonomik bir güç olarak görülürken şimdiki zamanda bizler çocukların haklarına odaklandık. Çocukların işe gitmesinin yerini eğitim aldı ve çocuklar yerine okula gitmeye başladı. Ancak okul da yeterli değildi. Çocuklar çalışmayı bıraktığında ebeveynliğin ekonomisi de değişti. Çocuklar artık ailesi için değil kendisi için çalışıyordu ve ebeveynlerinin yeni görevi de ders dışındaki aktivitelere götürmek, ödevleri kontrol etmek. Üstelik ebeveynler çocuklarını neye hazırladıklarını da bilmiyorlar. Bir de o belirsizlikte çocuklarını ne olacağı bilinmeyen bir gelecekte karşılaşabilecek durumlara hazırlamak gibi de bir misyon ediniyolar. Analitik düşünme becerileri gelişsin diye satranç, iş birliğini öğrensinler diye takım sporlarına yazdırıyoruz. Bilimsel düşünsünler, çevre dostu olsunlar, glutensiz yaşamayı öğrensinler istiyoruz. Anne, baba çalışan ebeveynler olarak daha az zamana sahibiz fakat o az zamanda bile çocuklarımıza daha fazla zaman ayırmaya çabalıyoruz. Sıkışıyor ve öfkeleniyoruz. Hem kendimizden hem de çocuklarımızdan kusursuzluk bekliyoruz.

Babalar da eskiden olduğundan daha fazla çocuğuna zaman ayırıyor ve artan masraflardan dolayı daha çok işte zaman geçiriyor. Babalar da daha iyi bir ebeveyn olmak istiyor fakat bunun yol haritaları değiştiği için kimse ne yapacağını bilemiyor. Çocuklara yönelik yapılan Susam Sokağı’nda bile başlarken çocuklara uygun olmayabilecek içerikler yazısıyla karşılaşırsınız. Çocuklarımızı her şeyden korumaya çalışıyoruz hatta onlar için üretilenlerden bile…Bu bizi her geçen gün daha da umutsuz hale getiriyor.

Bu dünya için yeni kuralların nasıl oluşturulacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Sadece çocuklarımızın mutlu olmasını istiyoruz. Bu konuda umutsuz denecek kadar çok çabamız var. Belki de bizler yanlış bir yükü omuzlarımızda taşıyoruz. Belki de ebeveynler çocuğunu yetiştirmeye odaklanarak, onların ebeveynlerinden hissettikleri sevgi araclılığı ile iyilikler yapmasını ve kendi başarılarını bulmasını amaçlamalıyız.  Bu, üzerine çalışılmamış bir senaryo. Bizler eğer yeni senaryolarımız yoksa eskilerini takip ediyoruz. Eğer bizler çocuklarımızı nezaket, iş etiği, sevgi çerçevesinde kendileri olması için cesaretlendirirsek onlar yine de iyi olacaklar. Bizler de daha iyi olacağız. Kendimize ve onlara daha fazla güvenirsek daha eğlenceli olacak…

Kolaylık ve sevgiyle 

Öznur Karaeloğlu 

Eğitimlerimizle ve etkinliklerimizle ilgili bilgi almak için:

oznur@oznurkaraeloglu.com

instagram.com/oznurkaraeloglu

linkedin.com/in/öznur-karaeloğlu

 

Call Now Button